28 Aralık 2012 Cuma

yeni yıl:)

Yepyeni bir yıla çok az kaldı....seviyorum yılın bu son günlerini..vitrinlerdeki kırmızı temalı süslemeleri,noel babaları,çam ağaçlarını,geyikleri..içimi ısıtıyor bu soğuk günlerde:)Yepyeni bir yıl başlayacak...neler getireceğini bilmeden gelecek günler...2013'te sevdiklerim hep yanımda olsun,hepimiz sağlık ve huzur içinde olalım..Henüz almadığım ama alacağım hediyeler beğenilsin...Yeni yıl yepyeni güzellikler getirsin hayatımıza...Tutacağımız tüm dilekler gerçekleşsin...Bol bol kazançlarımız olsun..Herkese sevdikleriyle geçireceği çoook güzel musmutlu bir yıl diliyorumm....

glitter-graphics.com

27 Aralık 2012 Perşembe

valencia vol2:)

Valensiya'nın eski şehir bölgesini gezdikten sonra yeni ve modern yüzünü gezmeye geldi sıra.Valensiya'nın en göz alıcı mimari yapısı Turia nehri yatagına inşaa edilmiş olan Sanat ve Bilim Şehri Kompleksi,Calatra ve Felix adlı mimarlar tarafından yapılmış.Kompleks beş ayrı bölümden oluşuyor hepsini gezmek için en az bir gün ayırmak gerekli.Bahçeler,suyun yansıma etkisini sağlayan havuzlar ve camlar mimaride kullanılmış.
Kompleks o kadar güzel ki fotoğraflar şahane çıkıyor.Binaların mimarisine hayran kalmamak mümkün değil.


Komplekste  Avrupa'nın en büyük okyanus akvaryumu olan L'Oceanografic bulunmakta.Komplekste en fazla vakit ayırdığımız kısım burasıydı.Akvaryumda 32 su altı ekosistemi,7 milyon litre su ve 45.000 kadar deniz canlısı bulunuyor.Şimdiye kadar görmediğim canlıları yakından görmek heyecan vericiydi.Akvaryum  Akdeniz,Kızıldeniz,Kutup Bölgesi,tropikal denizler ve okyanuslar gibi kısımlara ayrılmış olup bu ekosistemlerde yaşayan canlılar görülebiliyor. 




Akvaryumu gezen her yaştan kişinin yüzündeki şaşkınlık ve mutluluk görülmeye değer.Renk renk balıkları bir arada görmek,korkutucu köpek balıklarına bu kadar yakın olmak ve tatlı penguenleri izlemek harikaydı.Akvaryumda iki tane tünel bulunuyor.Tünelde ilerlerken yukarı mı baksam yan tarafımdan gecen balıklarımı izlesem cok kararsız kaldım:)







Akvaryumda günün belli saatlerinde penguenleri yada ayı balıklarını besleme saatleri ve yunuslarla yapılan  yüzme gösterileri var.Özellikle yunusların yaptığı gösteri harikaydı,nasıl sevimli ve akıllılar:)







Komplekste en ilginç mimari yapıysa yuvarlak göz şeklinde tasarlanmışve gökyüzü gözlemevi olarak kullanılan olan L'Hemisferic.Burası lazer gösteri merkezi ve sinema olarak ta kullanılmakta.Sanat ve Bilim Kenti'nin ilginç yapılarından bir diğeri ise Veliaht Felipe'ye adanmış olan Prens Felipe Müzesi.Ağaç dalları şeklinde tasarlanmış olan müzenin tavanları güneş ışığını daha fazla alması için cam kaplanmış.Müzedeki eserler dokunarak gezilebiyormuş.Bizim vaktimiz kısıtlı olduğundan gezmeye fırsatımız malesef olmadı:(


Kompleksteki diğer yapılar ise L'Umbracle ve Sanat Sarayı.L'Umbracle'de Valensiya'ya özgü bitki ve çiçek çeşitlerinden oluşan yürüyüş bahçesi ve modern sanatçıların eserleri bulunuyor.




Valensiya'da en beğendiğim yerlerden biride Biopark Valensiya oldu.Yapay bir göl kıyısına kurulmuş olan Bioparkta 250 türden 4000'e yakın hayvan bulunuyor.Klasik hayvanat bahçelerinin aksine Biopark'ta hayvanlar doğal ortamlarında özgürce yaşıyorlar.Ziyaretçiler ile canlılar arasındaki engelller o kadar ustalıkla gizlenmiş ki hiç farkedilmiyor.




Biopark'ta canlıların hiç biri kafesler içerisinde tutulmuyor.Hepsi doğal ortamında yaşıyor ve hareket ediyorlar.Biz canlıların doğal ortamında kendimizi keşfe cıkmışız gibi hissettik:)Belli saatlerde fillerin,maymunların,geyiklerin ve bir çok canlının beslenme saatleri izlenebiliyor.
















Biopark Valensiya'ya ulaşım oldukça kolay biz metroyu tercih ettik,durakta inince biraz yürüyerek ulaşılabiliyor.Biopark için birgün ayırmak gerekli.
Barselona sonrası gittiğimiz Valensiya benim için harika bir gezi oldu.Kaldığımız süre boyunca hiç durmadan şehri heyecanla gezdik.İspanya gezisinde mutlaka gidilmesi gereken Valensiya enfes paellası ve muhteşem mimarisi ile keşfe değer bir şehir....



14 Aralık 2012 Cuma

VALENCİA:)

VALENCİA:) Gezmeyi seven ruhumuza o kadar iyi geldi ki... Şehri bilmeden keşfetmek ,bilmediğimiz caddelerde özgürce dolaşmak harikaydı.Kaldığımız 2,5 gün boyunca her noktasını heyecanla gezdik. Öncelikle Valensiya portakal bahçeleri,paellası ve porselenleriyle ünlü.Portakal ve porselen sehrin simgesi haline gelmiş..Şehrin her yerinde  porselen kaplama kullanılmış olması caddelerde ışık yansımalarıyla harika bir görüntü olusturuyor.Valensiya çok kompleks bir şehir,eski şehir olan kısmı ne kadar tarih kokuyorsa,sehrin yeni yapılan kısımları bir o kadar modern tasarlanmış.
Madrid'de ilk defa tattığım paellayı çok begenmemiştim Valensiya da yediğimiz paella enfesti..Esim deniz ürünlü olanı tercih etti.Ben sebzeliyi daha cok begendim,  limon sıkınca harika oldu.Bu yazıyı yazarken  canım nasıl  istedi anlatamam:)Bence paella Valensiya da yenir; diğer bölgelerde de tadına baktığımdan farkı gayet net anladım.

Eski şehir merkezi olarak kabul edilen El Carmen Valensiya nın en güzel bölgesi biz gezerken inanılmaz keyif aldık..La lonja,Valensiya katedrali ve Mercado Central gezdiğimiz yerlerden bazıları. 
Mercado Central Barselona da ki pazara çok benziyor oradaki pazar daha cok sebze meyve ağırlıklıyken bu pazar daha çok deniz ürünü ağırlıkta.
Mercado Central in kapısı oldukça sık içide çok zevkli yapılmış bizdeki klasik kapalı pazar anlayısına pek benzemiyor.Pazarın çatısı renkli camlarla süslenmiş.Bizdeki gibi gürültülü pazar anlayısına sahip değil.
Pazardaki tezgahlar biribirinden renkli ve ilginç.Çeşit çeşit meyve,sebze,peynir,balık,jamonlar var.Tezgahların sahipleride çok güleryüzlü bir şey almak istediğiniz zaman çok yardımcı oluyorlar.


Ürünler denizden çıkar çıkmaz tezgahlara taşınmış adeta.Hepsi kıpır kıpır.Çok yaklasmaya korktum üzerime atlayacaklar hissine kapıldım:)
Pazarın deniz ürünü satılan kısmı çok kokuyor.Burnumu kapatıp bütün tezgahları teker teker inceledim:)


3 Aralık 2012 Pazartesi

pudingli kek:)

Geçen hafta arkadaslarım akşam çayına geldiler..En sevdiğim keklerden olan; pudingli keki yaptım. Çok lezzetli olan bu kekin  üzerine çikolatalı puding döktüm daha bir güzel oldu:)..Çilekler de çok yakıstılar üzerine...

PUDİNGLİ KEK:

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 2.5 su bardağı süt
  • yarım su bardağından biraz fazla sıvıyağ
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 4 yemek kaşığı kakao
Üzeri için:
  • çikolatalı puding
  • 2 su bardağı süt
  • çilek
Yumurta ve şeker iyice çırpılır karışıma; 1.5 su bardağı süt ve sıvı yağ eklenip çırpmaya devam edilir.Ayrı bir kasede un,kakao,vanilya ve kabartma tozu elenerek karıştırılır.Yumurtalı karısıma kuru malzemeler yavas yavas eklenip,karıştırılır.Önceden ısıtılmıs 175 derecelik fırında 30 dk pişirilir.Fırından çıkan kek biraz soğuyunca üzerine 1 su bardağı soğuk  süt gezdirilir.Bu arada puding hazırlanır piştikten sonra sıcakken kekin üzerine dökülür.Ben pişirme kabı olarak diktörtgen borcam kullandım.Üzeri hindistan cevizi ile süslenebilir ben mısır patlağı tanecikleri ve çilekle süsledim.(Bir gece dolapta bekletilirse çok lezzetli oluyor.)


Menümde sadece kek yoktu tabiki:)Buzdolabı böreği,marmelatlı kurabiye,nutella dolgulu kurabiye ve sodalı poğaça da vardı.





29 Kasım 2012 Perşembe

kurabiyelerim:)

Haftasonu  uzun zamandır gitmeyi planladığım kurabiye kursuna katıldım.Adana da bu tarz  kurslar yaygınlasmaya başladı.Biz Ziyapasa da yeni acılan Kırmızı Mutfak ta katıldık.Kırmızı Mutfak butik kurabiye,pasta,çikolata hazırlamak için açılmış harika bir yer.Kırmızı Mutfak 'ın sahibi Ebru Hanım yıllardır öğrendiği tecrübelerini bizimle paylaştı.

Kırmızı Mutfak 'ta yüzlerce çeşit kurabiye kalıpları,şablonlar,kaşeler ve silikon kalıplar var.Ebru Hanım bir koleksiyoner gibi kurabiye yapımında kullanılan tüm materyalleri biriktirmiş.Bize de hepsini tek tek kullanma imkanı verdi.
Öncelikle kurabiye hamuru hazırlamayı öğrendik,istediğimiz kalıpları kullanarak kurabiyelerimizi hazırladık.Kurabiyelerimiz pişerken şeker hamuru ile ilgili detayları öğrendik.Kursun ikinci yarısı kurabiyeleri süslemek ile geçti..

Kurabiyeler pişerken enfes kokuyor:).Kurabiyelerin alt kısımları pişince fırından almak lazım.Ayrıca kurabiyeleri ızgara üzerinde soğutmaya  bırakılmalı.




Şeker hamurlarının renklerine bayıldım:)Bu hamurlar renkli olarakta satılıyor,isterseniz jel yada toz boyalarla beyaz hamurdan istenilen renk elde edilebiliyor.
İşin en eglenceli kısmı kurabiyeleri süslemek:)Süslemek için kullanılan materyallerin  hepsini teker teker denedim.Eşim ve babam için taraftar kurabiyeleri süsledim.Kurs bitiminde tüm kurabiyelerimiz tek tek poşetlendi ve hepsini  çok şık bir paket halinde aldık:)Ebru Hanım fazla kurabiyeleri bize verdi ,evdekiler için çok hoş bir sürpriz oldu tabiki:)Bir gün süren kurs çok eğlenceli ve dolu dolu geçti akşam nasıl oldu anlamadım:)Bundan sonraki hedefim cupcake ve pasta kurslarına katılmak.Teşekkürler KIRMIZI MUTFAK.
Kırmızı mutfağa burdan ulaşabilirsiniz.http://kirmizimutfak.net/

22 Kasım 2012 Perşembe

ben her son bahar grip olurum:)

SONBAHAR:)en sevdiğim mevsim.Sonlarına doğru geldik artık kıs ayları kapıya dayandı..Benim için bir sonbahar klasiği gribal sendromlar..Ahh bu burun akıntısı yok mu çıldırtıyor resmen.Eczaneme gelen hastalar bile  şaşırıyor halime'' eczacıda hasta olursa bizim torunlar napsın hanım'' diyen amcalar,''sizede gecmiş olsun eczacı hanım'' diyen teyzeler..Neyse atlatıcam insalah.Ben sonbahardan bahsetmek istiyorum aslında  bazılarına hüzün verir sonbahar... Eylülde doğdugumdan mıdır,esimle eylülde tanıstığımdan mıdır ben  seviyorum işte..Herkes yazı iple ceker ben sonbaharı..tabiki bunda Adanalı olmanında etkisi vardır sanırım sıcak yaz günleri sonrası nasıl güzel geliyor anlatamam.Bu sonbahar uzun zamandır yapmak istediğim seyi kendi blogumu yazmaya basladım ; günlük gibi içimden gelen herseyi yazmaya çalısıyorum.Bayram tatilinde İspanya ya gittiğimiz için gezdiğim yerleri yazmaya calıstım.Bu hafta sonu çok isteyip te bir türlü gidemediğim kurabiye kursuna  katılacagım.Uzun arastırmalar sonrası bulduğum Kırmızı Mutfak' ta eğitime katılacagım,gercekten çok heyecanlıyım.Şeker hamuru ile ortaya neler çıkacak sabırsızlıkla bekliyorum.Ama iyilesmem gerekiyor pazara kadar.Bitanecik eşim sürekli sen hasta olacagına ben olayım diyor:)bu aksamda ballı limonlu ıhlamur içirir kesin..Uğur böcekli bardağımla ıhlamur çayına ancak katlanabiliyorum:)

barcelona 2:)

Barcelona' da  yapılacak en güzel şey   La Ramblas ta saatlerce yürümek..Eşimle dar sokaklarda kendimizi kaybetmiştik.Bir sürü alısveriş yapabilecek dükkan,yemek yenecek mekan, ilginç tasarımları olan dükkanlar ne ararsanız var..La Rambla Barselonanın en önemli noktalarının keşiminde bulunuyor desem yeridir.Caddenin bir ucu Catalunya meydanına diğer bir ucu Kolomb heykeline bir ucuda limana çıkıyor.Liman tarafında Mare Magnum adında alışveriş merkezi bulunuyor büyük bir avm biz yemek yemek için tercih etmiştik.Hemen alışveriş merkezinin yan tarafında akvaryum bulunuyor Türkiyede de yaygınlasmaya basladı akvaryumlar biz ilk defa Barselona da gezebildik.İspanya ya gidilir de flamenko show izlenmez mi:)Flemenko showların fiyatları oldukça farklı 35~55 euro arasında değisiyor.Bizim gittiğimiz show 10 euro idi:)diğerlerinden hiç bir farkıda yokmus.Zaten showlar 1 saat kadar sürüyor flemenko yapılan kısmı yarım kadar.


.



Biz Tarantos adlı mekanda izledik showu cokta begendik,tavsiyem showdan 1 saat kadar önce biletleri almanız ve yarım saat önceden sıraya girmeniz


.


 Showdan önce bir kaç ispanyol sarkı seslendiriliyor sonra iki danscı showlarını sergiliyor,Tarantostaki erkek flamenkocu sahaneydi:)show tam tadında bitiyor bence biraz daha uzarsa kafanız kaldırmayabilir tak tak seslerini:)Barselona ya gidilir de Camp Nou ya gidilmez mi hiç..metroyla kolaylıkla ulaşılabiliyor  durağa oldukça yakın stad.Camp Nou yu gezmek isterseniz 25 euro vererek gezi turuna katılabilirsiniz.Barselona' yı tepeden görmek isterseniz mutlaka Montjuic tepesine cıkmalısınız.Tepeden Sagrada Familia yı görüp etkilememek mümkün değil..Tepeye arabayla yada teleferikle cıkılabiliyor.Biz tepeden inişte İspanyol Köyü denilen Puebla Espanol' u gezdik.Tipik İspanyol yapılarını ve mimarisini gözlemledik.Köyde kilise,alısveriş için dükkanlar ve restaurantlar bulunuyor.Biz sangria denilen içkiyi burada denedik.Sangria içerisinde sarap,portakal ve elma dilimleri bulunan bir içki çesidi bardakta yada sürahide servis ediliyor. Hafif olacagını zannetmiştik ama içindeki sarap oldukça sertti


. 

Hediyelik sangrialardan aldık bizde:)