11 Ocak 2013 Cuma

fıstıklı çatlak kurabiyelerim:)


Bunlar fıstıklı kokolarım:) ama ben fıstıklı çatlak kurabiye diyorum.Severek yediğim bu kurabiyelerin tarifini bulunca hemen denedim.Malzemesi çok az olduğu gibi yapımı da çok pratik.3 yumurta,2 cup hindistan cevizi,2 cup toz antepfıstığı,1 cup toz şeker ve pudra şekeri kurabiyeyi hazırlamak için gerekli malzemeler.Nedir bu cup?aynı tepkiyi bende vermiştim ilk duyduğumda.Cup Amerikan ölçü sistemi olup artık tariflerde cup ölçüsü kullanılmaktadır.Bizdeki tariflerde su bardağı ölçü olarak kullanılıyor genellikle ama bardaklar o kadar çeşitli ki hangisini kullanacağımı hep şaşırmışımdır.Mesleğim gereği ölçüler benim için önemlidir.Mutfakta bir nevi laboratuar aslında ölçülere sadık kalmak lazım:)Güncel tarifler gram yada hacim belirtilerek verildiği için mutfak terazisi ve hacim ölçebileceginiz kaplara ihtiyaç var.Tarifte kullandığımız yumurtalar oda sıcaklığında olmalı.Yumurtaların sadece akını kullanıyoruz içine sarılarını karıştırmamalıyız.Yumurta akları ile toz şekeri beyaz köpükler oluşana kadar mikser ile çırpıyoruz.Karışıma toz antepfıstığını ve hindistan cevizini de ekleyip karıştırıyoruz.Hazırladığımız karışımı buzdolabında en az 3-4 saat dinlendiriyoruz.Ben bir gece önceden hazırladım.Dinlenen karışımı ceviz büyüklüğünde yuvarlayıp,pişirmeden önce pudra şekerine buluyoruz.Kurabiyeyi 170 derece fırında 10-12 dk pişiriyoruz.Benim kurabiyelerim  fazla fırında kaldıkları için biraz kızardılar:)Kurabiyeler pişince çok yumuşak oluyorlar tamamen soğuduktan sonra servis tabağına almanızı öneririm.Bu çatlak kurabiyeler uzun süre bayatlamıyor ve mis gibi antepfıstığı kokuyor hem de çok lezzetliler.

Afiyet olsun,sevgiler....

10 Ocak 2013 Perşembe

karadenizden damağımda kalanlar:)

Karadeniz'den damağımda kalanlar diye başlamak istedim yazıma..Aslında yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat derler ama ben yediklerimi anlatmak istiyorum.Karadeniz'in eşşiz doğasını anlat anlat bitiremem:)Yemyeşil doğası,göz alabildiğince büyük ormanları,nemli yağmurlu havası,sarp kayalar üzerine kurulmuş evleriyle Karadeniz ülkemizin en güzel bölgelerinden biri.Geçtiğimiz eylül ayında eşimle gittiğimiz Karadeniz gezimize Samsun'dan başlayıp Artvin'de bitirdik.Her gezimizde olduğumuz gibi Karadeniz'e gitmeden önce nereler gezilir neler yenir hepsini araştırdık.
Samsun Terme'de yediğimiz  pide enfesti...hatta şimdiye kadar yediğim en lezzetli pide diyebilirim.İçerisindeki peynir kaşar değil,yöreye özgü bir peynir tahminimce:)Giderseniz mutlaka deneyin..Biz Termedeki Ulusoy Tesisinde yemiştik çok başarılıydı:)



Akçaabat köfte:)Kendilerini isminden de anlayacagınız gibi Akçaabat' ta yedik.Nihat Usta adında deniz kenarında restoranda yemiştik.Ben genelde porsiyonlarımı bitiremem.Karadeniz'de porsiyonlar bana az geldi desem yeridir:)Köftenin yanında gelen mısır ekmeği ve piyazda bir o kadar lezzetliydi...


İşte Laz böreği:)Karadeniz'de en merak ettiğim lezzetti kendileri:)Bilmeyenler için Laz Böreği ;börek değil şerbetli bir tatlı:)Lazların düğün ,bayram ve çesitli özel günlerinde yaptıkları oldukça zahmetli bir tatlı çeşidi.Özellikle Trabzon bölgesinde yapılıyormuş.Trabzonda Necla Abla'nın laz böreği meşhurmuş.Biz Akçaabat'ta yemiştik.Hamurlu biraz ama lezzetli.


Karadeniz fındığı denemeden olmaz tabiki.Giresun'da verdiğimiz molada hem tadına baktık hem de aldık.İsteğe göre kapsuklu alınabiliyor(.Kapsuk fındığın dışındaki kısım)
Buda kuymak:)İsmini hep duyduğum ilk defa Karadeniz'de tattığım harika bir lezzet.Yiyenler bilir Karadeniz'e sırf bu yüzden tekrar gitme sebebidir.Lafı geçmişken kuymak ve muhlamanın farkını belirteyim,kuymakta kaymak kullanılıyor muhlamaya göre daha kıvamlı oluyor.Kahvaltıda ya da ana yemek öncesi yenen harika bir  lezzet.İçerisindeki peynir ve tereyağı yöreye özgü.






Bu da muhlama:)kaymaksız olan yani..kuymağı severek yemiştim muhlamayı bayılarak yedim:)Tercihim muhlamadan yana evde denemek istiyorum aslında ama aynı tadı alamayacağımızı düşünüyorum.Azıcık malzemeyle ortaya böyle  bir tadın çıkması harika.Karadeniz'e giderseniz mutlaka denemelisiniz benden söylemesi:).



Gezimize gitmeden önce arkadaşlarımın yemeden gelme dediği tatlardan biri de Hamsiköy sütlacı idi.İsminin neden böyle olduğunu merak ettiğimden biraz araştırdım hikayesi şöyleymiş:1900'lü yıllarda Hamsiköy'de iki tane lokanta işletmecisi varmış.İşletmecilerden birinin midesi rahatsızlanmış,diğer işletmeci mideye iyi geldiği için süt ve pirinci kaynatıp şekerle tatlandırarak rahatsızlanan arkadaşına yedirmiş.Tatlıyı yiyen lokantacı bunun tuzu eksik demiş ve bir tutam tuz ilavesiyle iştahla yenen sütlaç tatlısını keşfetmişler.Çok ta iyi yapmışlar    
 gerçekten yediğim en güzel sütlaçtı:)



Kaygana Karadeniz yöresinin meşhur yemeklerinden birisi.Çeşitli otlar konularak hazırlanıyormuş.Tadına gelince ben sevdim:)Yemek öncesi güzel bir aperatif oldu.



,
Üstteki turşu kavurma,onun altındaki lahana çorbası.Yöresel yemekler bunlarda tatlarına gelince ben çok sevmedim damak tadıma pek uymadı.Turşunun içinde yeşil fasulye var bu arada.



Çamlıhemşin yolu üzerinde bulunan Dere Restaurant'ta yöresel birçok tat bulunuyor.Hemşin dönüşü gittiğimiz restaurant butik otel olarak ta hizmet veriyor.Muhlama,turşu kavurma ve lahana çorbasını burada yemiştik.Ana yemek olarak ta saçta balık kavurma yedik.Tadı fena değildi ama kızarmış balığı tercih ederim.


Buda haça puri:)Batum'da yedik ve çok beğendik.Peynirli pide aslında ortasına yumurta kırılılarak hazırlanıyor.Haça purinin yeme şekli şöyle;kenarındaki pide koparılarak yumurtaya bandırılıyor ve bayıla bayıla yeniyor.Yanında mutlaka armut suyu için Batum'a özgü olan bu içecek çok lezzetli.Hayata gezerek renk katmanız dileğiyle...Giderseniz şimdiden afiyet olsun:)